‘’İçimde yarım kalmış bir konuşmanın üzüntüsü vardı.‘’ – Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali

before its too late

Son yıllarda herkesin dilinde sürdürülebilirlik… Elbette pazarlamanın da. Sürdürülebilir pazarlama konusunu bu kadar önemli kılan nedir? Piyasayı dönüşümleri en hızlı yakalayan trendlerin kurucusu diye nitelendirebileceğimiz Kotler daha 2012 yıllında Achrol ile yazdığı makalede pazarlamanın tüm çevresinin sürdürülebilirlik temasıyla sarmalanacağını yazmıştı. “Daha çok tüket, daha çok harca” vaadi çoktan geçerliliğini yitirmişti. Pazarlamanın başka bir mottoya ihtiyacı vardı. Pazarlama uzmanları, pazarı anlayıp pazardan öğrenmeyi bilenler kalple, başkalarını da düşünerek pazarlama, sadece bireyin değil tüm toplumun hatta dünyanın yararına uygun pazarlama mottosunu benimsetmeleri gecikmedi. Sürdürülebilirlik politikalarında yapılan en sık hata kavramın özünde bulunan çevresel, sosyal ve ekonomik boyutuyla bir bütün olarak ele alınma zorunluluğunun atlatılmasıdır. Gerçekten samimi sürdürülebilirlik çalışmalarının bu anlamda tüketiciye geçtiğini de unutmamak gerekir.   

Bu noktada markalar ne yapmalı sorusu aslında her yapılan stratejik plandan farksız. Önce hikayeyi tam olarak anlamak, gerçekten ne kadar yakınız sürdürülebilir vaad sunmaya bunu değerlendirmek ve anladığından yola çıkarak mevcut fotoğrafta ne gerekliyse o doğrultuda istikrarlı dinamik politikalar geliştirmek gerekir.  Bu noktada sahici bir talep çok önemlidir. Bugünün top trend konusu bu diye yarım yamalak yapılan iletişim stratejileri, bütünleşik anlayıştan çok uzak geliştirilen yatırımlar başarıdan uzak tam tersi markaların algılanmasında kafa karışıklığı yaratacaktır.

Hiç kuşkusuz dünyada gidilen nokta bellidir ama gerçekten hazır olmadan sahiplenilen bir vaadsonrasında daha kompleks problemleri beraberinde yaratacaktır. Sürdürülebilirliği gerçekten kastederek, gerçekten tüm hücrelerde hissederek hareket etmek markaları başarıya götürecektir. Bu sebepledir ki önce sürdürülebilirlik algı ve durum tespiti yapmamız sonrasında bunu geliştirmeye yönelik aksiyon planının çıkartılması gerekmektedir. İşe önce iç müşteriniz olan insan kaynağınızla başlanmalıdır. Ancak şirket içerisinden tüm kalbiyle benimsenen bir sürdürülebilirlik seferberliği bu alanda değişimi ve beraberindeki başarıyı sağlayacaktır.

Prof.Dr. Figen YILDIRIM

Kategoriler: Paylaşım

0 yorum

Bir yanıt yazın

Avatar placeholder

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir